Alternatif Tedaviler Birliği uzmanlarımızın, hastaya özel uyguladıkları, Kansere alternatif destek ve tamamlayıcı tedavilerden yararlanmak istiyorsanız,Tedavi Olmak İstiyorum Sayfasındaki formu doldurabilir, 0212 356 09 60 numaralı telefondan Op. Dr. Ömer Gürer ile iletişime geçebilirsiniz. Acil Şifalar dileriz.
Xp Tonik Sls
Kanser tedavi sürecinde bağışıklık sistemini dengeleyecek bitkisel destekler neredeyse tüm dünya tarafından kabul edilmiş gerçek olduğu artık bilinmektedir.
İnsanlık tarihi boyunca şifalı bitkiler çeşitli hastalıkların tedavisi için kullanılmıştır. Günümüzde bitkisel ilaçları, tablet, kapsül, toz veya çay şeklinde piyasalardan temin etmek mümkündür. Bir ot, bir bitki veya bir bitkinin herhangi bir kısmı, kokusu veya tadı, insan sağlığını iyileştirmek için faydalı olabilir. Taze veya kurutulmuş bitkiler faydalı olsada tek başına tamamen tedavi etme özelliğine sahip değillerdir. Hatta bazı ilaçlar ile birlikte kullanıldığında sağlık sorunları çıkarabilir.
Xp Tonik Sls adı verilen ekstraktlar, doğru kombinasyonlarla, bir araya getirilerek, kişiye özel uygulamalar ile tatbik edilir. Kimyasal veya sentetik herhangi bir madde içermeyen tamamen naturel Xp Tonik Sls, uygulandığı andan itibaren vucudun immun (bağışıklık) sistemini güclendirerek, kanser ve altta yatan diğer hastalıklarla mucadelesinde bedenin %30 daha güçlü savaşmasını sağlar.
Xp Tonik Sls kanserde tedavi edici özelliği öne çıkan bazı bitkilerin destilasyon metodu ile işlenerek, özellikle organik asit ve bazı önemli uçucu etkenlerinin hedef alındığı bir çalışmadır.
Organik asitler (amino asitler) canlıların bedeninde karaciğer tarafından üretilen haricen yapılması yada insan bedenine verilmesi çok zor olan moleküler yapılardır. Ancak bazı bitkilerden özel metotlar ile elde etmek ve sindirim sistemi üzerinden kazandırabilmek ile mümkün olmuştur. Böyle bir çalışmanın geliştirilmesinin nedeni; karaciğerin insan bedeni için üretmekte olduğu organik asitler yükünü hafifleterek, haricen organik asit yükleyebilmek, bu sayede bedenin ihtiyaç duyduğu bütün organik yapının tamamının karaciğer tarafından zorlanmadan karşılanmasını sağlamak. Bu sayede karaciğere kendi organ detoksu için zaman kazandırmak, yenilenmesini sağlamak bütün bunları yaparken de vücudun ihtiyaç duyduğu tüm organik asitleri verebilmektir.
Karaciğer detoksu Amerika da yapılan son çalışmalarla rafa kaldırılmıştır. Çünkü sınırları çok güçlü olan ve kendi işleyiş programı dâhilinde çalışan ne yapması gerektiğine kendi karar veren çok zeki bir organımızdır. Bu yüzden ne dışarıdan bir müdahale ile, ne detoks yaptırılabilir, ne de onun istemediği herhangi bir şey konusunda zorlanabilir çok üstüne gidildiğinde ters yönde etkilenmeside mümkündür.
Bu bağlamda karaciğer pas dediğimiz bir program takip ediyoruz. Bunun anlamı karaciğerden çok şey beklemeden zaten, beden için üretmekte olduğu organik asitleri açıktan bedene veriyoruz bu sayede insan bedeninde ikincil bir yedek karaciğer varlığı sağlanmış olunuyor.
XP tonik SLS ve içeriği sayesinde insan bedenindeki tüm organik asitler bir araya getirilmeye çalışılmıştır, kullanıldığında ise bedenin tamamı etki altına alınabilir. Buna; organlar, dokular, hormonlar, salgı bezleri, deri, göz korneası, hücresel yenilenme olarak bakabiliriz. Bu sayede insan bedeninin birçok tarafının organik ve asetik olduğunu göz önüne alırsak komple bir detoksifikasyon gerçekleşmektedir. Temelde anti-ageing prensibide budur.
Xp tonik Sls içerisinde bulunan bazı önemli organik asitler:
Silisli asitler
Glukuronik asit
Laktik asit
Folik asit
Askorbik asit
Asetik asit
Fumarik asit
Urticosit
Tannik asit
Hyaluronik asit
Chondroitin sülfat
Theobromine
Theophylline
HeparinGlikozidler
Asparjin
Kavrakrol
İzokinolein
Tanen
Fumarin
Erytharin
Gentiopikrin
Fitosterin
Cerylalkol
Sabinen
Achillein
Glykosid
Saponinler
Sineol
Fenkon
Berpinol
KlorofilA vitamini
E vitamini
C vitamini
B1 vitamini
B2 vitamini
B3 vitamini
B5 vitamini
B6 vitamini
B9 vitamini
B12 vitamini
Kalsiyum
Magnezyum
Demir
Fosfor
Potasyum
Sodyum
Selenyum
Silisyum
ÇinkoBitkiler şifa maksatlı işlendiğinde şu 3 önemli prensip ortaya çıkar;
1. Bitkisel sular
2. Bitkisel uçucu yağlar
3. Bitkisel ekstratlarBizim bitkisel ekstraktlar üzerinde ağırlıklı durmamızın nedeni işleme teknolojilerimizin imkânlarından da faydalanılarak doğal olan bir bitkiyi içerdiği tüm etken maddelerle birlikte izole etmeden işleyebilmektir. Örneğin bin kilogram bitki likit ekstrakt boyutunda işlendiğinde ortalama 10-20 kilogram özüt elde edilebilir. Likit ekstraktların şifa değeri tüm bitkisel haplardan, yağlardan ve bitkisel sulardan daha yüksektir.
Likit ekstrakt veya kombine edilmiş ekstraktlar kullanılabilmesinin bazı prensipleri vardır. Uzmanlar gözetiminde tavsiyelerin, doğru ekstratların kombine edilmesinin ve hastaya özel kombinasyon seçilmesinin, takip edilmesi gerekmektedir. Likit ekstraktların şifa gücü yüksek olmakla birlikte en iyi sonucu birden fazla ekstraktın kombine edilerek uygulanması ve bazı değişik materyaller ile desteklenmesi vermiştir. Ortaya çıkan sonuca göre bitkisel ekstraktlardan sonuç elde etmenin yolu doğru bir kombinasyon oluşturabilmektir, fakat her hastaya uygulanacak kombinasyon farklılıklar içerdiğinden çok dikkatli hazırlanması gerekmektedir. Bazen kombinasyondaki bir bitkinin eksikliği veya fazlalığı dışarıdan bakıldığında önemsiz gibi görünse dahi tedavi sürecindeki etkisi başarı açısından etkileyici olabilir. Hastaların yaşı cinsiyeti, hastalığın bulunduğu organlar, evreleri, organ tutulum sayıları, daha önce almış olduğu tedavi seçenekleri, diyabet, hepatit, tansiyon gibi ekstra rahatsızlıkları göz önüne alınmalıdır. Bir insanda sonuç veren kombinasyonlar, benzer hastalığı olan başka bir insanda sonuç vermeyebilir. Ya da istenilen sonucu vermeye bilir.
Almanya Zürih üniversitesinin 2009 yılı açıklamalarına göre izole edilmiş vitamin grupları yani A,E,C gibi hiçbir zaman hedefine ulaşmamıştır. Örneğin içerisinde 20 kimyasal etken madde bulunduran bir meyveden sadece E vitaminini izole ederek almak bu vitamini işe yarar yapmamıştır çünkü izole edilen etkeni tetikleyen geride bırakılan, alınmayan kimyasallar olmuştur. İzole etmek artık doğru bir prensip olarak kabul görmemektedir. Zürih üniversitesinin 2009 yılı açıklamalarında ayrıca iki önemli husus dikkat çekmektedir.
1. Bugüne kadar yapılan vitaminleri izole etmenin yanlış olduğu,
2. Likit ekstraktlar da yapılan araştırmalarda bitkilerdeki kombinasyonun önemi, buna göre yapılan açıklamalarda bitkilerde 1+1 in 2 etmediği sonucuna varılmıştır.
Bu şu demektir; X bitkisinin şifa değeri insan bedeninde yalnız başına %10 iken, yine %10 şifa değeri olan başka bir bitki ile birleştirildiğinde beklenen değerin %20 değil %50 lere çıktığı ispatlanmıştır. İki bitki karışımı bile beklenenin çok üstünde olumlu sonuçlar verebiliyor ise daha çoklu ve doğru kombinasyonların şifa değeri düşünülenin çok üstünde sonuçlar vermektedir. Burada bir başka sorun ise likit ekstraktlar sindirim yolu üzerinden kullanıldığı için %90 ın üzerinde bazı değerler vücut tarafından tolere edilmediğinden kaybedilebilmektedir. O yüzden uygun doz kararı kombinasyonu ve uygulanması titizlikle hesaplanmalıdır. İnsan bedenindeki hastalığı bir enerji kabul eder isek uygulanan tedavi prensiplerinin de bir enerji olduğunu düşürsek bu iki enerjinin karşılaşması güç açısından birbirine denk düşmelidir. Böle olursa hastalıkların frenlenmesi, stabilizasyonu mümkün olabilir. Eğer uygulanan bitkisel ekstrelerin gücü hastalığın gücünden daha yüksek ise sonuç; hastalığın tedavi edilmesi ve yok edilmesine doğru gider. Hastalığın gücü daha yüksek, uygulanan tüm tedavi prensipleri düşük ise sonuç itibariyle hastalık galip gelecektir ancak bitkilerin gücü nispetinde yavaşlayacak ve daha uzun vadeye çekilecektir.
Bitkilerle tedavi, zannedildiği kadar kolay bir yol değildir ve asla modern tıbbın bittiği yerde başlayan bir seçenek olmamalıdır. Neyle yapılırsa yapılsın, tedavi özgün ve geniş bir kavramdır. Önemli olan hastanın zarar görmeyeceği olabildiğince de fayda verilebileceği seçenekleri ortaya koymaktır. Hedef iyileştirmek olmalıdır. Bunun için bir araya gelebilecek her seçenek doğru kabul edilmelidir.
Sindirim sistemi üzerinden tedavi maksatlı verilen her şeyin her organa ya da düşünülen organa gitmesi beklenemez. İnsan bedeninde her organın kendine ait protein yapıtaşları bulunmaktadır. İnsan bedeninde kana karışmak dâhil istenilen bölgeye gitmeye yetmemektedir. Tedavi maksatlı verilen etken maddelerle ilgili protein yapıtaşlarına moleküler bağlanma sağlanamadıkça organa ya da hasara gitme düşünülemez. Yani bir bitki her şeye iyi gelmez, insan bedeninde her yere gidemez. Bitkisel tedavilerde en zor taraf kombinasyondur. Uygulayıcının bitkilerin ne işe yaradığını bilmesinden ziyade çok iyi bir kombinasyon uzmanı olmaları gerekmektedir.
Alternatif tedavi uygulamalarında bir araya gelmiş deneyimli kadrolara ihtiyaç duyulmaktadır. Kemoterapi - Radyoterapi vb… birçok sentetik ilaçlarında kullanıldığı hastalarda bütün bu prensiplerle çakışmayacak, aksine daha fazla fayda sağlaması hedeflenecek gerekirse Kemoterapi ajanları ile çakışan etkenler ayrıştırılarak, bu uygulama zamanları çok iyi hesaplanabilmelidir.
Sağlıklı Günler Dileriz.